14. Türkiye Buluşmamızı gerçekleştirdik


31 | 07.09.2019
| |

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, toplu sözleşme tekliflerinde isabetleriyle, müzakerelerde ehliyetleriyle, hakem kurulu sürecinde konulara hâkimiyetleriyle gündem olduklarını belirterek, “Kamu İşveren Heyeti müzakerede uzlaştı, tutanakta şaştı. Uzlaşmadan ve paylaşımdan kaçınan bir işveren tavrıyla karşılaştık. Kamu işvereni kazandıracak teklif sunmadı, biz de kazandırmayan teklife imza atmadık. Çünkü biz omuzlarımızda 1 milyonu aşkın üyenin haysiyetini, 5 milyon 200 bin kişinin mesuliyetini taşıyoruz. Mesuliyeti yerine getirdik, haysiyeti çiğnetmedik” dedi.

14. Türkiye Buluşması, şube yönetimleri, ilçe temsilcileri, kadınlar komisyonu başkanları, Memur-Sen Genel Sekreteri ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Semih Durmuş, Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Bem-Bir-Sen Genel Başkanı Levent Uslu, Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Enerji Bir-Sen Genel Başkanı Hacı Bayram Tonbul, Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Esen, Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Bayındır Memur-Sen Genel Başkanı Soner Can Tufanoğlu, Birlik Haber-Sen Genel Başkanı Ömer Budak, Kültür Memur-Sen Genel Başkanı Mecit Erdoğan ve Kıbrıs Türk Eğitimciler Sendikası (KIBTES) Başkanı Himmet Turgut’un katılımıyla Ankara’da yapıldı.

5. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde yaşananlar, eğitim çalışanlarının sorunları, önümüzdeki dönemde yapılması tasarlanan faaliyetler başta olmak üzere, birçok konunun görüşüldüğü toplantıda konuşan Ali Yalçın, hakkın hatırını her türlü hatırın üzerinde tutan, haysiyetli duruşun, ilkeli sendikacılığın tarihini yazan bir sendika olduklarını söyledi.
 

Elde ettiğimiz haklar da tarihe gömdüğümüz yasaklar da kayıt altındadır

Hak ve adalet, emek ve ekmek, özgür millet ve adil devlet için mücadele verdiklerini ifade eden Yalçın, “Eğitim-Bir-Sen imzasıyla elde edilen haklar da tarihe gömdüğümüz yasaklar da tarihin kaydı altındadır. Eğitim sistemi ve felsefesi üzerindeki vesayet çemberinin parçalanmasının her evresinde fikrimiz, terimiz, gayretimiz var” şeklinde konuştu.

Sitem eden değil, sistem öneren çözüm odaklı sendikacılık yapıyoruz

Sitem eden değil, sistem öneren çözüm odaklı sendikacılık yaptıklarını kaydeden Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ders kitaplarının ‘dert’ kitabı olmasına son verilmesini sağladık. İnsanı öteleyip bilgiyi önceleyen müfredata itiraz ettik. Raporlar, odak analizler hazırladık. ‘Sözleşmelilik son bulmalı, kamu sözleşmeli istihdam yanlışından kurtulmalı’ dedik, bunun için mücadele verdik, veriyoruz. Atamalarda, görevde yükselme ve unvan değişikliğinde personeli memnun etmenin esas olmasını istiyoruz. Doğruları alkışladık, hataları eleştirdik, eksikleri söyledik, önerilerimizi yetkililere ilettik, 2023 Eğitim Vizyonu ve yeni ortaöğretim tasarımındaki gibi. Kariyer-liyakat sistemini isteyen biziz. Kadrolaşmaya, kayırmaya, torpile, nepotizme karşı; kariyer ve liyakatte uzmanlaşmayı, işte ustalaşmayı ilke edindik. Yurt dışı çalışmalarımızın iki sonucu var: ‘Bugüne kadar niye gelmediniz’ eleştirisi, ‘İyi ki geldiniz’ sevinci. Emeğin sömürüldüğü kapitalist bir dünyada ortak mücadele alanlarının çoğaltılmasının ve emek örgütlerinin iş birliği içinde hareket etmelerinin öneminin farkında olarak çalışmalarımız devam edecektir.”

Mesuliyeti yerine getirdik, haysiyeti çiğnetmedik

Toplu sözleşme sürecine değinen Yalçın, şöyle konuştu: “Herkesin fikrini aldık, herkesle birlikte karar verdik. Tekliflerimizde eksik de sorun da yoktu. Makul ve makbul tekliflerdi. Bu tekliflerde ‘ben yokum’ diyebilecek kadro ve unvan, ‘biz unutulmuşuz’ diyebilecek kurum, ‘çözüm sunulmamış’ denilecek sorun yoktu diyecek kadar iddialıyız. Toplu sözleşme sürecinin her alanında yeterliliğimizle göz doldurduk. Toplu sözleşme tekliflerinde isabetimiz, müzakerelerde ehliyetimiz, hakem kurulu sürecinde konulara hâkimiyetimiz gündem oldu. Kamu İşveren Heyeti müzakerede uzlaştı, tutanakta şaştı. Uzlaşmadan ve paylaşımdan kaçınan bir işveren tavrıyla karşılaştık. Kamu işvereni kazandıracak teklif sunmadı, biz de kazandırmayan teklife imza atmadık. Çünkü biz omuzlarımızda 1 milyonu aşkın üyenin haysiyetini, 5 milyon 200 bin kişinin mesuliyetini taşıyoruz. Mesuliyeti yerine getirdik, haysiyeti çiğnetmedik. İmza atmak kadar atmamak da doğaldır. Sendikal aklın ve ahlakın adı ve vasfı Eğitim-Bir-Sen’dir, Memur-Sen’dir. Hakem kurulu kararına manifesto niteliğinde 84 sayfalık şerh düşen ahlakı sendikal tarihe harf harf işledik.”

Toplu sözleşme sürecinin sonunda üç önemli gerçeğin ortaya çıktığına dikkat çeken Yalçın, Kamu İşveren Heyeti’nin güvenilirliğinin, toplu sözleşme yasasının yetersizliğinin ve hakem kurulunun adaletsizliğinin tarihe kaydolduğunu dile getirdi.

Küfür, Hakaret ve Rencide Edici Yorumlar Yayınlanmayacaktır.

Top